Cuma, Kasım 30, 2012





Eskinin yeni hali / Sandalye

Ünal ve Zeynep, taşındıkları yeni eve, eski eşyalarını uyduramadıkları için, bir kısmını anneme getirip bıraktılar.
Bu sandalyede o eski eşyalardan biri.
Yalova'ya gittiğimizde, görüp hemen aldım, getirdim eve. 
Üzerine, beyaz ahşap boyası ve minderine gri keten kaplama yaptım.
Sonuç: Son derece fonksiyonel ve göze hoş görünen bir sandalye oldu.
Tabi ki salonumun baş köşesinde ve daha sonra da, mutfak masası etrafında devr-i alemine devam edecek.

Hafta sonunuz güzel geçsin.

Sevgiyle.

Perşembe, Kasım 29, 2012






Yıldız

Ne "yıldız falları", "ne yıldız savaşları"...
Beni en çok vuran, açık havada, gökyüzünde, o harika ışık saçan, enerji veren, parlak görüntüleri.

Biraz daha yakınımızda olmaları için, -neyse ki!- oraya çıkmamız gerekmiyor.
Hele şimdi, yılbaşı arifesi ya, her yerdeler. 
Ne güzel.
"Yıldız yağmurları"resmen başlamıştır.
Bırakın, evinizde, ruhunuzda, ıslansın ıslanabildiği kadar.

Güzel bir gün.






Çarşamba, Kasım 28, 2012





Aşure
Ben, kısaca "Aşure öğretisi" diyorum ona.
Gerekli olan ve unutulmaya müsait insani değerleri, bir kaba sığdıracak kadar anlamlı bir yiyecek olduğu için belkide.

Büyük tufan sonrası, Nuh'un gemisindekileri açlıktan kurtaracak kadar bereketli, Yakup'u oğlu Yusuf'a kavuşturacak kadar merhametli,  İbrahim'i ateşten kurtaracak kadar yürekli, Musa 'ya kızıldenizi aştıracak kadar cesur.

Kırgınlık, hasetlik, fesatlık, kötülük, can yakma, duygularını yok eden  ve derin bir inanma-şükran duygusu yerleştiren yegâne tatlı.
41 çeşit farklı karakterde tat,  bir araya geliyor ve ortaya curcuna değil, muazzam bir lezzet çıkıyor. Demek ki farklı karakterlerin hepsini bir "renk" olarak kabul ettiğimizde, uyum, anlayış ve bereket kaçınılmaz oluyormuş.

Bir avuç tahılın, meyvenin yaptığına bakın.

Bereketiniz ve muhabbetiniz bol olsun.

Sağlıkla.

Salı, Kasım 27, 2012




Her yılbaşı öncesi, "Adet" haline geldi eve bir "melek" almak.
Bu yıl, "boyner evde" de gördüğüm bu beyaz meleğe de en az, "çelenk" kadar bayıldım.
Ne dersiniz "ekip" tamam mı?

Koro hazır, herkes yerinde.
Maestro! 
Müzik başlasın. 







Pazartesi, Kasım 26, 2012






Nereye koyacağımı bilemedim.
Bir pencereye astım, bir TV sehpasının üzerine koydum. 
Aldım, kapıya taktım...
"yok uzak kaldı" dedim yine pencereye astım.
Yakında, yanımda dursun, göz teması kuralım istedim.
Çok ama çok beğendim.
Gri kurdela ve beyaz çanların ile evime hoşgeldin "Tepe home çelenk".

Küçük hatırlatma: Yeni yıl için, bir şeyler bakacaksanız, süs ve biblo benzeri...Tepe home'a mutlaka uğrayın. 
En uygun tabir ile "Yı-kı-lı-yor."

Mutlu, sağlıklı bir hafta olsun.



Cuma, Kasım 23, 2012



Soğanlı çiçekleri dikme zamanı...
Şubat ortasına doğru mis gibi kokan, sümbülleriniz, laleleriniz ve nergisleriniz olmasını istiyorsanız, geçen yıldan sakladığınız çiçek soğanlarınızı ortaya çıkarma zamanı.
Ben toprağın üzerine dikmeye tercih ediyorum. Çok gömmeden, sadece kökleri ile tutunsun yeter düşüncesi ile. 
Birazda can suyu.
Sonra, sabırsızlıkla bekliyorum kavuşacağımız günleri...

Harika bir hafta sonu başlasın.


Perşembe, Kasım 22, 2012




Bardak altlığı- Crochet (Tığ işi)

Çocukluğuma ait kalıcı karelerden biri.
İlkokul bile değilim.
Annem, elinde örgüsü, camın kenarında hızlı hızlı ellerini, yukarı aşağıya hareket ettirip, harika motifler yapıyor.
Konuşurken, ellerine bakmadan, aynı zamanda örmeye devam ediyor...
Bazen ördüğü ipi, boynuna takıyor, bazen parmağına doluyor. Sihirbaz gibi geliyor, nasıl yapıyor diye izliyoruz sürekli kız kardeşimle. 
Arkasından, heveslenip, kafası kabak! üstü çıplak! plastik bebeğimize, hırka, kazak örmeye çalışıyoruz.
Ev, renk renk tığlar, renk renk şişler, yumaklar ve dantel ipleriyle dolu. 

Annem hala örüyor...
Senelerdir, bıkmadan, usanmadan, gözlerinin artık iyi görmemesine, ellerinin tutmamasına, eklemlerini iyi hareket ettirememesine rağmen...

Şimdi bakıyorum da, bizlerde nasıl "Annem" gibi olmuşuz.
Ablamın da, benim de, kız kardeşiminde evi çeşit çeşit tığlar, yumaklarla dolu. Hepimizin bir el işi kutusu olduğu gibi, her tığı, her şişi beğenmeme, yünden, iplikten anlama, örneğe bir bakıp, hemen çıkarma durumlarımız var.
Hatta Mete'yi de, bu yolla "tavlamış olma" ihtimalim yüksek. Başına çorap örmektense, üzerine kazak örmeyi tercih etmişim! Ne iyi etmişim.

Neyse, bu bardak altlıklarının örneğini de "crochet linklerinden" birinden buldum. Ablama "yeni ev hediyesi" olacaktı ancak dayanamadım geçen söyledim telefonda.

Güzel, sağlıklı günlerde kullansın, mutlulukla otursunlar yeni evlerinde.

Harika bir gün olsun birde.









Çarşamba, Kasım 21, 2012





Yılbaşı hareketi başlasın hafiften.
Tarçınlı- elma kokulu evler, kırmızı, yeşil ve gri renkler...
Hadi asın kapı süsünüzü,
Güzellikler kapıdan girişte başlasın ve tüm eve, evrene yayılsın.
Mutlu sabahlar...




















Salı, Kasım 20, 2012




Hercai Menekşe

Yıllar önce, yurt dışında gittiğim bir restoranda, salata kâsemin içinde hercai menekşeleri görünce, garsona "dik dik" baktığımı hatırlıyorum.
Çıkarıp, hepsini tabağımın kenarına dekor yaptığımda, o da, bana aynı şekilde bakmıştı.

Aslında, "denizden babam çıksa yerim" mantığındaki insanoğlu, aynı şeyi, "topraktan çıkanlar" içinde yaptığı için şaşırmamak lazım.
Bazı şeyler, -bu menekşede olduğu gibi-, gönüle, göze, ruha iyi gelir. İlla, sindirime karışması gerekmiyor. 

Bıraksınlar  birazda gözlerimiz, gönüllerimiz doysun değil mi? Her şeyi tüket! tüket! nereye kadar...

Güzel bir gün olsun.







Pazartesi, Kasım 19, 2012





Sadece  "değişime" ihtiyacı olan bizler değiliz aslında. 
Eşyalar da, yeni yüzler, evin içinde, değişik köşeler ister zaman içinde. 
Bunu sağladığınızda, "sağol! ne iyi geldi bana bu renk, bu köşe" dermiş gibi duran bir şifonyerle karşı karşıya kalabilirsiniz mesela!

Fazla vaktimi almadı. Toplam 2 saat.

Zımparaya da gerek kalmadı,yüzeyi temiz ve cilasız olduğu için.
Bir rulo fırça, 
Bir kutu Polisan 0001, Matrix enamal kurşunsuz parlak, ahşap boyası.
Yağlı boya gibi kokmuyor, kokusuz. 
Bir kat sürüp biraz bekliyor, sonra ikinci katı sürüyorsunuz. Güneşli bir havada yaparsanız, alıp yerine yerleştirmeniz sabahtan akşama kadar ki süre.
Sonra geçip karşısına keyif sürmek, bu işin sonundaki güzellik işte.

iyi haftalar.

"Matrix enamel" için buraya tıklayın.





Cuma, Kasım 16, 2012



Portakal ve Karanfilli oda kokusu


Doğaya ve sağlığımıza zararlı, fiyatı cebimizi, kokusu içimizi yakan, oda spreylerinin yerini alır mı?
Alır.
Daha da güzel mi kokar? 
Kokar.
Kurudukça, yaklaşan yılbaşı çamı için süs olur mu?
Olur.
Çayı da yapılabilir mi?
Şahane.
Mete arabasına asabilir mi?
Asar.
Alp odasına koyabilir mi?
Koyar.

İhtiyacınız olan, bir kaç dilimlenmiş-sıkmalık portakal, asmak için ip ve karanfil taneleri.
Hadi güzel bir hafta sonu.
Portakal kokuları içinde....





Perşembe, Kasım 15, 2012





Hurma

Trabzon hurması, cennetin meyvesi, yaş hurma...
Ne derseniz deyin adına.
Kilo vermek isteyenler için lif kaynağı, A vitamini zengini, bağırsak dostu, güzel bir cildin anahtarı...
Kısacası mini bir sağlık deposu. 
"İçi dolu fıçıcık" yani.

Kayınpederimin bahçesinden topladığımız bu hurmalar dekorasyon amaçlı değil elbette ancak, mutfağımda o kadar güzel durdular ki,  sanırım bir kaç gün daha olgunlaşmamaları için dua edeceğim.
Sonra gelsin hurmalı tarifler...
Sonbahar bereketinin tadını çıkarmanız ve her eve lazım bu güzel meyveları bitmeden yemeniz, yedirmeniz dileği ile...
Mutlu bir gün hepinize...

Çarşamba, Kasım 14, 2012

Mozaik Pasta








İstedim ki, bisküvilerini de, evde kendim yapayım.

"Amerika'yı yeniden keşfedeceğim ya"
"Gereksizlik" hissiyatı işte.
İlk denememde tepetaklak oldum tabi. 
Tam bir hayal kırıklığı.
Garip, vıcık vıcık yağlı kurabiyeler çıktı ortaya.
O kadar malzemenin boşa gittiğine mi yanayım?, epey bir vaktimi aldığına mı? 

Sonra, Ali Ağaoğlu'nun sinirlerimi bozan! hareketini yaparken buldum kendimi.
Bu değil!, bu olmamış!, ben böyle istemedim!
Ve, mevcut tariflerin hepsini "uzaya kadar yolunuz var" diyerek gönderdim, gitti çöp sepetine.


Bu tarif ise can suyu gibi geldi.

Aydacığıma ait.
Ben biraz değiştirerek yaptım gerçi.
Tadı muhteşem, kıvamı harika.
Diyeceğim, macera aramaya gerek yok yani.
İşte, Alp'in taklalarına sebep, mozaik pasta.
Huzurlarınızda.

Salı, Kasım 13, 2012



Meşe ağacı, meşe ağacı söyle bana...
Var mı senden daha büyüğü bu dünya da?

Bakmayın o mesafeli, ulaşılamaz duruşuna...
Ne kadar yükseğe çıksa da, dalları hep birilerini taşıyacak kadar aşağıda.






Pazartesi, Kasım 12, 2012



Hadi başlasın Yılbaşı hazırlıkları...

Kokusu eve yayılan, ruhunuzu tazeleyen, mis gibi tarçınlı kurabiyeler, kekler pişirin. 
Pudra şekeri süzgecini mikrofon gibi kullanarak, radyodan yükselen, Nat king cole'un "Autumn leaves" ine eşlik edin. Gözleriniz kapalı.
Kırmızı, beyaz peçeteler, kurdeleler, çam kozalakları ile süsleyin her yeri...

Bu sabah, güneş yüzüme yüzüme vursa da muhteşem ışıklarını,
Bana, noel havasına girme vakitleri...
Kurabiye tarifi sonra gelecek.
Bekleyin.
Mutlu haftalar...