Cumartesi, Eylül 29, 2012





Çiçekler içinde, güzel, yeni bir sabah..
Çok şükür..
Pencerenizi açın veya balkona, bahçeye çıkın..
Derin nefes alın.
Sonbahar çiçeklerinin, sabahın alaca karanlığında bile ne kadar güzel uyandıklarını fark edin..
Mutlu haftasonları..

Cuma, Eylül 28, 2012





1 teaspoon rose petals (for love) 
"bir çay kaşığı gül yaprağı (aşk için)"..
Öyle bir cümle ki..
Okuduğum anda, kafamda şimşekler çakmaya başladı.  Bu kadar basit, bu kadar güzel mi tarif edilir aşk?
Hazırlıklara başlamak ve bu yazıyı evimin duvarına asmak için oturduğum yerden nasıl fırladığımı görseniz, "çağın mucidi, insanlık için harika bir buluş gerçekleştirdi" sanırsınız:)

Nasıl yapıldığına dair ise..
Önce, tahtayı,-geçen yıl bauhause'dan alınmış, dolapta, zamanının gelmesini bekleyen, dikdörtgen bir tahta- gri sprey boya ile astarladım. Üzerine, kurşun kalem ve cetvel kullanarak yazıyı yazdım. 
Daha sonra, yazının üzerini, kalın bantla kapattım. 
Sprey (gri) ile bir kat daha boya sıktım ve kuruması için yarım saat beklettim. Bantı çıkardım.
Yazının üzerinden siyah tahta kalemi ile bir kez daha geçtim belirginleşsin diye. 
Tahtanın her iki ucuna vida, vidaları birbirine bağlayan bir ip ve mutfaktaki rafın üzerine yerleştirme..toplam 2 saat, bu harika "letter" için yetti de arttı bile..
Bana yine her zaman ki gibi, karşısına geçip ne yapmak düştü varın siz söyleyin..

Perşembe, Eylül 27, 2012

Kadayıf




Şerbetli tatlı dendiğinde, baklavadan sonra aklıma ilk gelen Kadayıf oluyor. Bayağı eski bir geçmişi var. Arap kökenli, ama balkanlar ve ortadoğuda da yaygın olarak yapılan bir tatlı türü. Hazır bayramda yaklaşıyorken, kenarda dursun tarifi..Hem zahmetsiz, hemde diğer şerbetlilere oranla daha hafif. 
Tariflerde, Şerbeti sıcak, kadayıfı soğuk, ya da kadayıfı sıcak, şerbeti çok sıcak gibi detaylar var. Ben çok hamur kıvamında sevmediğimden, biraz çıtır olsun istediğimden, kadayıfı fırından çıkardıktan 10-15 dakika sonra çok sıcak olmayan şerbeti döktüm. İstediğim kıvamı yakaladım. Tercih sizin. Her iki türlüde oluyor.

Çarşamba, Eylül 26, 2012



Alp ile yatmadan önce yaptığımız 10-15 dakikalık sohbetler benim mücevherlerim. 
Günün içinden, getirdiklerinden, hayallerimizden, her şeyden..
Ona öğüt vermiyorum, ne yapması gerektiğini söylemiyorum. Daha çok duygularımı açıyorum. Yaşadıklarımı paylaşıyorum..Hayallerimin peşinden nasıl koştuğumdan, sevdiğim şeyleri yapınca ne kadar mutlu olduğumdan bahsediyorum. Onun, varlığı için şükrettiğimi,  Tanrı'ya ne kadar minnettar olduğumu anlatıyorum samimice..
O da bana..
Sık sık "seninle sohbet etmeyi çok seviyorum" demesi sanırım bundan. 

Geçen gün, dergiden bir yazı buldum. Konuştuklarımızın özeti gibi..Düşüncelerimizi, hayata bakışımızı yansıtan ortak bir yazı ve kestim, çerçeveledim, salona koydum. 
Yaydığı enerjiyi tahmin bile edemezsiniz.
Uzun uzun, hayata dair düşüncelere gerek yok. Geleceği planlamak hele..
Bu yazıda ki kadar..kısa ve öz..
Basit şeylerden keyif almanız dileği ile..







Salı, Eylül 25, 2012



Çiçek koymak için boyadığım meyva sandığı, gün geldi mutfakta, limon ve mandalinalara ev sahipliği yapar oldu..

Yeşil mandalinalar, tezgahlarda yerini almış..hafif ekşi hali ile limonatalarınıza tat katmak  için bekliyorlar..
C vitaminine en çok ihtiyacımız olduğumuz bu dönemde, "mandalinalar, limonlar içeri, mikroplar dışarı diyerek"sıkıp sıkıp için, içirin.

Güzel bir gün olsun..


Pazartesi, Eylül 24, 2012




Tarifi duvara asılacak keklerden..
Bende öyle yaptım..
Mutfağın duvarına astım..
İster erikli, ister şeftalili, ister elmalı..ya da vişneli..
Her meyvaya yakışan türden..
Geçen vişnelisini yapmıştım, buradan bakabilirsiniz. dünde eriklisi..
Küçük bir tart kalında piştiği için, artmıyor, bayatlamıyor..Evin içindeki tarçın ve zencefil kokusuda bonusu..



Cumartesi, Eylül 22, 2012



Hatmi çiçeği..biz horoz çiçeği derdik..
Kaç gündür bardağın içinde, nasıl ihtişamlı, nasıl asil..
O bana bakıyor, ben ona eğilip "merhaba" diyorum kaç sabahtır.
Bu sabahta sizin "içinizi açmasını" rica ettim.
"En doğal halini al" dedim..
Bastım deklanşöre..
Poz vermeyi seven bir hali var sanki..birde ne kadar çok faydası varmış okudukça şaşırdım. 
Bu hali ile ruha çok iyi geldiği kesinde, kurutulmuş yaprakları da, bir sürü derde devaymış meğer..
Ruhumuza iyi gelen cümleler mücevher değerindeymiş..
Bu haftasonuda "tek taş"larınız, hatmi çiçeği ve benden olsun:)





Cuma, Eylül 21, 2012




Yemek masasını ve büfeyi beyaza boyadım dün..
12 sene olmuş alalı..renginden sıkılmıştım..
Şimdiki hali ile 12 sene daha rahat gider..
Sandalyelerin bacakları ve aynayı da boyayacağım daha ama heyecanladım ve biran önce paylaşmak istedim sizlerle..
Elden, gözden çıkarmadan, var olanı değerlendirmek ve güzel sonuçlar almak harika..
Boya-badanadan kalan biraz yağlı boya ve bir fırça ile bir kaç saatte işlem tamamdı. Zımparaya gerek kalmadı, tek kat yetti..
Mete ve Alp için süpriz oldu..
Beğendiler..
Hatta Mete,  bir ara, Mudo'dan aldım sanmış:)

Çarşamba, Eylül 19, 2012

Poğaca




Mayalı Poğaçalar
Bazı tariflerin fotoğraflarını çekerken bile heyecanlanıyorum. 
Bu da onlardan biri..
Lezzetini görüntüsüne yansıtan tariflerden..hani "içindeki dışında" der gibi..
Okuldan geldiğinde, "anne ne kokuyor" diye soran oğluma süpriz, sosisli ve peynirli poğaçalar yaptım dün.
Aynı hamurdan değişik modeller ve değişik içler hazırlayarak biraz çeşitlik katayım istedim.
Fırından ilk çıkış ve sıcak sıcak ilk ısırış..
Harika bir doku..harika bir lezzet..

Salı, Eylül 18, 2012

Tam buğday ekmeği ve Angelik erik reçeli




Ekmeğin tarifi çok basit ve pişirmek için ekmek makinası kullanmanıza gerek yok. Reçel keza...koy şekeri, kaynat bir iki taşım.
Sık yarım limonu içine, ağdalanmaya başladı mı anla ki oldu.
Pratik olmak lazım şu hayatta.
Püf nokta: Erikte pektin maddesi olduğundan çok çabuk koyulaşıyor haberiniz olsun. Bu nedenle şekeri fazla koymanıza gerek yok.

Pazartesi, Eylül 17, 2012

Mutfakta erkek var!




Elimden düşüremediklerimden.
Okuyup okuyup başa döndüklerimden.
Başucu dediklerinden.
Ruhu da, damağı da besleyenlerden.
Deniz Alphan'ın "Mutfakta erkek var" kitabı benim için daima göz önü, el hizası.
Kimler var?
Kitap basım aşamasındayken kaybettiğimiz, Arman Kırım'dan, Çocuk psikiyatrisi profesörü Yankı Yazgan'a kadar.
28 erkekten 100'e yakın tarif.
Harika sohbetler, nefis tarifler, müthiş bir yaşanmışlık ve samimiyet hissi, dolu dolu.

Bu arada, erkeklerin mutfağa çok yakıştığı kesin.
Sanki, ortancalar içinde "daha bir başkalar" ne dersiniz?

Çiçek sadece kadına yakışmıyor yani.
Mutlu haftalar.


Cumartesi, Eylül 15, 2012




Okulların açılması ile Alp'imin odasında bir takım değişiklikler yaptık. 
Önce her zaman ki gibi mavi'ye boyandı oda..Duvarda, geçen seneden kalma mantar pano ve bazı çerçeveler yerini, bu kara tahtaya ve dergiden kesilmiş harflere bıraktı.  BEACH harfler tchibo'dan..buradan bakabilirsiniz
İkea'nın çocuklar için yaptığı ayaklı, kağıt rulo sarılı olan yazı tahtasını bilirsiniz.  Alp için artık lüzumlu bir şey değildi. Ayaklarını kıl testere ile kestim ve duvarına astım. Bir kaç gün mutfakta misafir ettim kendilerini..
Kütüphane, dikeyde, yatayda kullanılabiliyor. O da ikea.  buradan bakabilirsiniz.

Cuma, Eylül 14, 2012




Sehpanın üzerinde, yüzünü sabah güneşine vermiş karagöz çiçekleri, yanında henüz kabuğundan çıkamamış, "heyheyleri üzerinde" at kestanesini görünce, hafiften yana kaymış duruyor..

Bizim evde, "doğadan, babam çıksa alıp eve getiririm" durumu var:) kim ne bulursa toplayıp getiriyor.. hepsine yer olduğu bilindiğinden herhalde..

Alp, taş, çiçek, dal parçası..Mete de..kozalak, at kestanesi..Artık, Allah ne verdiyse:)

Değersiz sandığınız, küçücük şeylerin bile hayatınıza nasıl renk kattıklarını görmeye başladığınızda, sınırsız bir mutluluk denizi içinde yüzüyorsunuz. Mutluluk zaten, öyle aramayla bulunan bir şey değil ki.. Esas mutluluk, sahip olduğun ne varsa, onun için minnet duymak ve şükretmek..


Sharma Emel:)


Mutlu bir gün dilerim.

Perşembe, Eylül 13, 2012

Kısır




Bende kısır yaptığımı sanırdım..
Ta ki "ablamın elinden" yiyene kadar.. 
Benim ki içine domates doğradığımdan mıdır nedir sulu sulu olurdu..salata gibi..öylesine işte..
sıradan..
kısır mı kısır.. 
Nar ekşisi de koydun mu zaten hepsi aynı sanırdım..
ıı-ııh..değilmiş.
Gerçi ne yapsam ablamın yaptığı yemeklerin lezzetini yakalayamam..onunkilerde farklı bir rahiya var..anne eli değenlerden..
Ama denedim..
oldu..

Çarşamba, Eylül 12, 2012

Brownie



Mutfaktaki, kara tahtanın karşısına geçip, Cenk Sönmezsoy'un en sevdiğim tariflerinden "browni" tarif için buraya ile çay eşliğinde dünyaya ve güneşe tepeden bakıyorum:)

Gülümseyerek başlanan gün, öyle devam etsin.

Salı, Eylül 11, 2012





Haftasonu annemin bahçesinden topladığımız yere düşmüş kozalaklar, henüz olmamış narlar, yaprakları sarıya dönmüş olmasına rağmen,  asaleti üzerinde yasemin ağacı..
Tam bir Sonbahar bereketi "görsel şölen" eşliğinde..
Dönüşte ne annemden ayrılabildim, ne de onlardan...
Kozalaklarım, sepetin içinde salonda,
Çiçekler masamda...

Güzel bir gün olması için yeterli sebepler..



Pazar, Eylül 09, 2012





Bir dal ortancanın bile hayatınıza kattığı rengi ve verdiği mutluluğu hissetmek, her yeni güne, güzel başlamak ve güzel geçmesini garanti etmek demek..
Minnet ve şükran duymak için ne kadar çok sebep var etrafımızda..
Mutlu pazarlar..