Cuma, Mart 30, 2012


20'li yaşlarımda başlayan az  ve öz eşya ile yaşama isteğim, sade, bazen biraz salaş, köşeli hatlar, beyaz, krem, bej, gri tonlarına ait eşyalar, evimde yavaş yavaş yerini bulmaya başladığında anladım ki bütün bu renklerin bana huzur veren bir etkisi var. Salon sehpasının üzerinde duran bu meleklere her yılbaşında bir yenisi ekleniyor. Bazen temizlik sırasında kanadı kırılıyor..sonra Mete onu bir güzel yapıştıyor. Ama yerleri hiç değişmiyor.

Cumartesi, Mart 24, 2012


Alp'imin en sevdiği uğraşlardan biri, göl kenarından veya denizden topladığı çakıl taşlarını boyamak ve onlara ifade vermek. Bu taşların salonun ortasında sehpahada bu kadar güzel duracağını tahmin etmemiştim.