Perşembe, Mayıs 23, 2013

Canlı ve Renkli
 



Küçük bir toprak saksı,
herhangi renkte bir çiçek...
verdiği enerji ve huzur hissi bonusu.
Canlı, heyecanlı ve renkli bir gün olsun herkese.





Çarşamba, Mayıs 22, 2013

Damla Çikolatalı Kurabiye





Bu kavanozda en son, biscotti vardı. Mart'ta yapmışım, bak yeni bitti.
Şimdi de damla çikolatalı kurabiyeler ile doldu kavanozum.
Bu da "bayatlamayan, kapat kapağını, sakla uzun zaman" modelinden.
Çabuk tüketmemek gerek bazı şeyleri değil mi?
Hele emek, hele sevgi verilenleri.

Pazartesi, Mayıs 20, 2013

Ceviz Sandık






Odanın havasını değiştirdi gelir gelmez.
Önce bir yer bulamadım, nereye koyacağımı bilemedim.
Bir duvar kenarına iliştirdim, bir kapının girişine yerleştirdim.
Ama hiç biri bu kadar içime sinmediği için,
"Öylece kal ve ben seni uzun bir süre bu halinle seyredeceğim" dedim.
Yıllara meydan okuyan, kapağını açtıkça, hala içinden ahşap kokusu yayılan, ceviz sandıktan bahsediyorum.
Yıllar önce, kayınvalidem ve kayınpederim tarafından, Antep'te bir sandık ustasına yaptırılıyor, tamamen el emeği, göz nuru ile. 
Yapımı aylar sürüyor.
Sonra, Konya'ya sahiplerine teslim ediliyor. 
ve şimdi bizim evimizde, yeni yerinde.







Cumartesi, Mayıs 18, 2013

Benim renkli oğlum...


Bayılıyorum renklere olan aşkına.
"Mavi olmaz", "kırmızı hiç gitmez", "hele sarı mı Allah korusun" değil. 
Yeşil kulaklığı, kırmızı saati, mavi çantası, turuncu kalemtraşı.
Bir de dekorasyon aşkı.
Geleceğin renkli bir "iç mimarı" olacak belki, kim bilir.
Sessizce takip ediyorum kendisini.
Eleştirmeden, değiştirmeden.






Cuma, Mayıs 17, 2013

Mutlu haftasonları



Güzel bir haftasonu olsun herkes için.
Sağlıkla.


Perşembe, Mayıs 16, 2013

Haftasonuna ne kaldı?





Koşturmacalı bir hafta.
Şehrin bir ucundan diğerine, bir şeylere yetişme, yetiştirme çabası.
Anladınız değil mi?
Evimi, mutfağımı, çiçeklerimi özledim.
Neyse ki, hafta sonuna  ne kaldı şurada?
Kışladaki askerin, "teskere takvimi" gibi,
Bir çentik daha atabilirim değil mi ofisin duvarına?


Çarşamba, Mayıs 15, 2013

Ispanaklı Börek




Çocukken yediğim en lezzetli ve damağıma yapışan tatlardan biriydi, Ispanaklı kol böreği ya da annemin deyişi ile çarşaf böreği.
Ne zamandır, kendime maniler çıkararak yapmayı ertelediğim, -ya da cesaret edemediğim diyeyim- bir tarifti. Sanki, hamuru tutmayacak, açarken yırtılacak, hem o kadar büyük bir tezgahımda yok benim nasıl açılacak? diye sürekli kendi kendimle konuşurken, geçen yapmış ve fırına atmış buldum kendimi tam bir şuursuzluk hali içinde.
Sonra, kokusuna kapılıp gittim ve yerken dedim ki, "tamamdır". 
Bir sonraki sefere bu işi tam kıvırmış olarak, daha ne börekler açarım ben diye de gaza getirdim kendimi.